Advert
Kahverengi Koltuk’a Türkmez bakışı
Kahverengi Koltuk’a Türkmez bakışı
“Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk” programına bir yorum da Gazeteci Bayram Türkmez’den geldi.

“Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk” adı ile başladığımız özel röportaj serisinin bu haftaki konuğu siyasetçi ve işadamı Doğan Çağatay oldu. Çağatay ile gerçekleştirdiğimiz röportaj Gölbaşı’nda geniş yankı bulurken çeşitli gazeteci meslektaşlarımız da bu konuya farklı bakış açıları getirdiler.

Gölbaşı’nın en eski gazetecilerinden olan ve halihazırda Gölbaşı’nın Sesi Gazetesinin İmtiyaz Sahibi olan Bayram Türkmez de Kahverengi Koltuk programını köşesine taşıyarak Doğan Çağatay röportajı ile ilgili çeşitli tespitlerde bulundu.

Çağatay, ne demişti? Aşağıdan izleyebilir/okuyabilirsiniz.

Türkmez’in köşe yazısı şu şekilde:

“Siyaset hareketlenecek gibi,  erken bir seçim olursa yerelden önce genel seçim olacağı tahmin ediliyor. Ne diyelim ülkemiz ve milletimiz için en iyisi ne olacaksa, o olsun…

İlçemizde de yerel seçim hazırlıkları son hızıyla gidiyor…

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, ilçemizde 2 parti/aday  arasında seçim geçeceği öngörüsü çok fazla olup,  bu partilerden birisi AK Parti, diğerini de varın siz tahmin edin!

Aslında yerel seçimlerde  şu parti, bu parti farketmiyor. Bakılacak yer Belediye yönetimi olup, ona göre değerlendirme yapmak en doğru sonuçları verecektir?

Belediye yi hangi kadrolar yönetiyor?  Sonucunda yapılacak bir şey yok yönetilecek birşekilde önemli olan iyi yönetilmesi, hizmet üretilmesi…

Şu anda Gölbaşı tarihinin en büyük yatırımlarını alıyor. Mogan Gölü temizlenmeye başlanması önemli bir yatırım. Konya Yolu geçidi projesi tamam ve ihalesi bekleniyor. Bu da Gölbaşı’nın sürekli gündeminde olan bir konuydu. Bu 74.Parsel sorunu da bir-iki kişinin sıkıntısı haricinde çözüldü. Artık gerisini saymıyorum reklama girer! Onları zaten Belediye basın bürosu gönderiyor ve biz haber olarak veriyoruz…

Yani, Fatih Duruay başkan çalışıyor.  Hem de çok çalıştığına, gecesini gündüzüne kattığına gönülden inanıyorum.  Adamın hakkını yemeyelim, çalışıyor, koşturuyor, kapısı tüm vatandaşlara açık…Ekibi konusunda bazen çatlak sesler çıkıyor ancak  2-3 aya kadar bazı taşlar yerinden oynayabilir. Yani seçim ekibi oluşturabilir. Ben,  arkadaşımın başarılı olmasını isterim. 

Aktif Haber Gazetesi’nden çalışkan muhabir Nisa’nın siyasetçi ve sosyal insan Dogan Çağatay’la yaptığı söyleşiyi de okudum. Doğan Çağatay gayet samimi konuşmuş,  bukelamunluk yapan siyasetçilere örnek olmuş. Bence konuşmaları dikkate alınmalı ve mesaj doğru okunmalıdır.

Doğan Çağatay’ın Gölbaşı siyasetindeki tespitleri ve öngörüleri isabetlidir. Ben de siyaset dışında birisi olarak siyaseti yorumluyorum ve Sayın Çağatay’a katılıyorum.

Gölbaşı siyasetini yaklaşık 100 kişi yönetiyor ve küçük bir gurupta  işine gelmeyen kişilerinde siyaset yapmasını engellemek için her türlü melaneti yapıyor.  Kesinlikle katıldığım bir konudur ve son dönemde ilçemizdeki siyasete etki eden unsurları olarak yazdığım Hemşehricilik, Akrabacılık, Etnik ve Dinsel guruplar var.

Biz bunun için de seçim mevzuatı, partiler kanunu değişmelidir. Aday olacaklara belli kriterler getirilmelidir diye sürekli yazıyoruz.  Kamu da bir işçi bile işe başlarken birçok kriter var ancak bu kamuyu yöneten siyasetçiler ilkokul mezunu olması yetiyor.  Yine ilkokul mezunu olsun ancak sosyal kriterler, zaman kriterleri, proje kriterleri, önseçim kriterleri…vb. getirilsin. Yasalarla güvenceye alınsın. Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah  bu konu da da bir KHK çıkarır.

Bu durumdan bende yıllardan beri rahatsızım. Çünkü, ben bu durumu sadece söyleyerek tespit etmedim, yaşayarakta tespitlerimiz var.

Son olarak bizler Gezginler Gurubu adı altında arkadaşlarla topluma birtakım mesajlar veriyoruz.  Bu gurubun temsilcisi İsa Ömercan arkadaşımız olup,  bu arkadaşımla  en az 15 yıldan beri bir dostluğumuz oldu. Kendisi 15 yıl önce de ANAP ‘ta siyaset yapmış ve bırakmıştır. Gurubumuzda değişik mesleklerden arkadaşlar var, İsa arkadaşımızında siyasette bizleri temsil etmesini istedik.  Bu yeni bir şey değil 15 yıldan beri İsa Ömercan  gerek STK temsilcisi olarak, gerek kişisel olarak, gerek yaptığı çeşitli etkinlikler olarak Gölbaşı gündeminde olup, son olarakta bir partinin meclis listesinde  yapılan görüşmeler sonucunda hiç kabul edilemeyecek bir yerde oldu ve orada da gördük ki, Gölbaşı’nda İsa Ömercan’ın siyasette etkin olması istenmiyor.

Son 15 yıldan  beri yakınlaştığım, ailecek görüştüğümüz  siyaset yapmasından dolayı da hiçbir yanlışını görmediğim, duymadığım çok düzgün bir insan. Girişken, Üretken, Yardımsever…ancak gel görki ilçemizin siyasette etkin olan tebası İsa Ömercan’ı siyasetin içine sokmuyor. Olabilecek belediye başkan adayları içerisinde en iyilerinden birisi olacaktır. Hem ekibi, hem kişisel duruşu hem de çevresi itibarıyla çok etkileyici bir kişilik. Ancak olmuyor. İşte buna epey bir kafa yorduğum oldu. Neden? Neden? Neden? İlk başta basit bir neden çıktı ortaya…Hemşehrici guruplar arasında Ankara/Balalı olan İsa Ömercan 2004 yılında ANAP adayı olmuş, diğer Ankaralı adayın kaybetmesine neden olmuş.  Yani, hemşehricilik yapmamış. Onun için siyasetten biraz uzaklaşması lazım dediler? Oysaki,  buna benzer birçok örnekler var ki başka aday olan hemşehrilerden bunların karşısında duran yok.

Bu durum sadece işin bahanesi olduğu belliydi ve başka etkilerde olmalıydı. İsa Ömercan,  bir cemaat ile bağlantısı da yoktu ki, buradan destek alsın…Akrabacılığı dersem,  Haymana, Bala ve Gölbaşı olmak üzere bugüne kadar aday olanlardan bile en fazla akrabası olan bir insan. Ancak, akrabacılıkta yapmıyor. Diğer siyasete etki yapan bir unsur etnik ırkçıların gurubu olup,  Bu isa Ömercan’da etnik bir altyapı da yok,  tabiri caizse  Türk oğlu Türk…

O zaman bu İsa Ömercan’ın siyasette aktif rol oynamasını engelleyen nedir? Rantiyeciler ve Şantiyeciler mi acaba? Bu olabilir.  İsa’da adalet terazisi yüksektir ve bu yönünü takdir ediyorum.

İyi de, bu İsa Ömercan’ı GÖL-DER’e yaklaşık 8 yıl başkanlık ederken herkes tanıdı. Milliyetçisiyim diyene de hitap etti, Demokratim diyene de, Muhafazakarım diyene de kucak açtı ve bu görüşleri bir etmesini yaptığı çalışmalarla ortaya koydu.

Yine de siyasette kabul görmedi. İyi de neden? Siyasetin merkezini ele geçiren o belli guruplar kim ve neden böyle yapıyor? Yoksa siyaset böyle bişey mi!

Hadi bakalım, bunun cevabını hep birlikte arayalım…

Ancak şunu da söyleyim, eğer ki partilerin merkez yönetimlerinde bir değişiklik olmazsa şimdiden  AK Parti ve MHP’nin adaylarının belli olduğunu yüksek sesle fısıldayanlar var …

"Ah Mogan, Vah Mogan! Bu senin hikayen...isimli kaynak kitabı yazdıktan sonra bazı tanıdık çevreler bu konularda söyleşi yapalım diyorlar. Bir Televizyon programcısı arkadaştan tutunda, çevre örgütü ile ilgilenen gurup filan...

Benim hiç beceremediğim birşey var ise o da böyle sakin sakin konuşabilmek. Konuşurken, bir yerde kopuyorum! artık nezaket kuralları altüst oluyor,  eğitsel anlamda düzen yok oluyor! yine başlıyorum gazete de yazdığım şeklinden kopuk! devam etmeye...

Son dönemde bunu iyice anladım,

Arkadaşlarla eğitim konusunda yapılan dernek toplantılarında bunu farkediyorum.  Hani derler ya; kitabın ortasından konuşuyorsun! misali işte benimkisi öyle, ancak bazı ortamlarda bu gitmiyor.

Benim, bu konu da nezaketiyle  göze batan ilçemizin sosyal şair/ressamı Halis Bozkurt'tan, Edebiyatıyla ön almış yazar Ferruh Sidar'dan, Eğitim de kendini yetiştirmiş uzman Öznur hocadan ve de akademik dilini halk diline indirgeyerek hem anlaşılması kolay. hem de basit ve etkili yöntem sunan Deniz hoca dan epey bir ders almam gerekecek...”

ETİKETLER
Ankara Gölbaşı Kahverengi Koltuk Bayram Türkmez Doğan Çağatay Nisa Sayar
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500