"Gölge etme başka ihsan istemez"

6360 sayılı büyükşehir yasası ile köy statüsündeki yerleşkeler mahalle statüsüne geçirildi. Büyükşehir Belediye Meclisi MHP Grup Başkanvekili Ramazan Şimşek, Ankara'nın çeşitli köylerini gezerek yasanın getirilerini ve götürülerini araştırdı.

Advert

2014 yılında yürürlüğe giren büyükşehir yasası ile köy statüsündeki yerleşkeler mahalle statüsüne geçti. Bu kapsamda gerçekleşen değişiklikleri inceleyen Büyükşehir Belediyesi MHP Grup Başkanvekili Ramazan Şimşek ve meclis üyeleri, yasanın köylerdeki yansımalarını Ankara'nın dört uç noktasındaki köyleri gezerek araştırdı.

Gölbaşı, Kızılcahamam, Polatlı ve Beypazarı ilçelerinin en ücra köylerine giden Şimşek ve ekibi bölgedeki vatandaşlarla birebir sohbetler gerçekleştirerek büyükşehir yasasının artılarını ve eksilerini tüm yönleri ile rapor haline getirdi.

GÖLBAŞI: “Köyden şehre canı pahasına ulaşmak”

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte eleştiri başlıkları içerisinde en fazla geçen kelime “mesafe” kavramıydı. Gölbaşı’nda Akverençarsak, Emirler, Çimşit, Bezirhane, Selametli, Topaklı, Subaşı, Gökçehöyük, Yavrucuk ve daha birçok köye giderek köylülerle yakın temas kuran Ramazan Şimşek, Gölbaşılıların en çok dile getirdiği sorunun ulaşım olduğunu ifade etti.

Ankara’nın merkezinden herhangi bir ucundaki köyüne otobüsle gidişin minimum 3 saat sürdüğünü raporunda kaleme alan Şimşek, köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilmiş yerleşkelerde ulaşım sıkıntısının hat safhaya çıktığını ve birkaç köyü birleştirerek ulaşım sorununu çözme gibi bir planlamayla insanların hayatının tehlikelerle yüz yüze bırakıldığını aktardı. Özellikle son dönemde Selametli Köyü girişinde yaşanan trafik kazalarını hatırlatan Şimşek, bölgedeki köylülerin en önemli sorun olarak ulaşım zorluğuna dikkat çektiklerini belirtti.

POLATLI: “Fatura kesilemiyor, su kesiliyor”

Polatlı’ya 80 km uzaklıktaki en ücra köyleri ziyaret eden Şimşek, burada köylülerle büyükşehir yasasının işleyişini değerlendirdi. Yasanın uygulamaya konulması ile birlikte köylerin yalnızca formalite anlamında isminin değiştiğini ve mahalle sıfatını kazandığını, ancak hizmet anlamında bir değişiklik ve yenilik olmadığını hatta yasanın köylüleri çok daha olumsuz etkilediğini kaydeden Şimşek, Polatlı halkının en çok şikayet ettiği konunun yüksek su faturaları ve sayaç sistemi olduğunu ifade etti.

Köylüler ise kendilerinin imece usulü ile yaptıkları su ve kanalizasyon çalışmalarının büyükşehir yasası ile birlikte fatura alındığını söylediler. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte sayaçlarla büyükşehir kontrolüne geçen içme suyu sisteminin mutlak surette fatura kestiğini ancak faturaların kimi zaman kendilerine ulaşmadığını vurgulayan köylüler, adreslerine ulaşmayan faturalar ödenmediğinde ise suların kesildiğini ifade ettiler.

Tam da kahvehanede vatandaşlarla su kesintilerini konuştuğu esnada suların kesik olduğunu fark eden Ramazan Şimşek, yasanın etkilerini somut olarak yerinde gördüklerini ve zararın tahmin edilenden çok daha fazla olduğunu fark ettiklerini söyledi.

KIZILCAHAMAM: “Hastalara şifa, her derde deva, 6360”

Kızılcahamam merkezine yaklaşık 120 km uzaklıktaki köylere giden Ramazan Şimşek, bu bölgedeki halkın ise en çok sağlık hizmetleri alanında mağduriyet yaşadığını aktardı. Söz konusu yasanın merkezi yönetimin yetki ve sorumluluklarını güçlendirerek yerel yönetimlere ağır bir darbe vurduğunu belirten Şimşek, yasanın hizmet aktarımlarını daha maliyetli ve daha da zor hale getirdiğini bildirdi.

Köylülerin ufak tefek sağlık sorunlarını ve acil müdahalede ilk başvuru odağı olarak sağlık ocaklarını kullandıklarını ancak büyükşehir yasasından sonra sağlık ocaklarının kapatılmasıyla vatandaşın en yakın hastaneye başvurması gerektiğini söyleyen Şimşek, hastaneye gidebilmek için de otobüsün gelme saatine denk getirecek hastalıklar yaşaması gerektiğini ifade ederek yasanın yaşattığı ironik durumlara dikkat çekti.

BEYPAZARI: “Tarla ekemezsin, ekin biçemezsin, arsanı satamazsın; kısaca nefes alamazsın”

Halihazırdaki bu yasayla Türkiye’nin en büyük gurur kaynağı olan tarım ve hayvancılığın yok edildiğini iddia eden Şimşek, köylünün arazisini satmak istemesi durumunda yaşadığı yerin “köy” statüsünde olması gerekçesi ile bu isteğinin reddedildiğini, arazisine hayvan barınağı yapmak istemesi durumunda ise yaşadığı yerin “mahalle” statüsünde olması gerekçesi ile bu isteğinin de reddedildiğini kaydetti.

6360 sayılı yasa ile köylülere zulmedildiğini ifade eden Şimşek, bir yandan tarım teşvikleriyle çiftçi desteklenirken diğer yandan yapılan uygulamaların tarımı, hayvancılığı ve çiftçiliği bitirdiğini ve ortada büyük bir çelişki olduğunu vurguladı.

“GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEM”

Haftalar süren köy gezilerini raporlaştıran ve Büyükşehir Belediye Meclisinde konuyu gündeme getiren Ramazan Şimşek aynı zamanda MHP İl Başkanlığı’nın da bu çerçevede başlattığı çalışmalara katkıda bulundu.

Şimşek, Büyükşehir Belediye Meclisi 2017 bütçe görüşmelerinde konu ile ilgili olarak “Vaat edildiği gibi köylere mahalle düzeyinde hizmet götürüleceği iddiası gerçeklik kazanamamıştır. Arsasını satamayan, tarlasını ekemeyen, hayvanını besleyemeyen, doğadan gelen suya para ödeyen, şehirleşmeye ayak uyduramayan ve hepsinden önemlisi köylü kalamayan bir milleti doğuran yasanın ismi 6360 olmuştur. Köyden şehre inemeyen ve aynı zamanda köylü de kalamayan, şehirleşme hayali kurarken her şeyini kaybetme aşamasına gelen bu millet 6360’a seslenerek ‘Köyümüzü geri verin’ derken eski günlerin özlemini, kendi yağlarında kavrulmayı tercih etme yolunu seçmişlerdir. Bu kapsamda Büyükşehir’e ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ sözleriyle sitem etmektedirler. Dolayısıyla bu yasa resmiyette hayata geçerken fiiliyatta yok hükmündedir. Bu yasa ‘büyükşehir yasası’ değil, ‘büyük şer’ yasasıdır.” diye konuştu.











Kaynak

 

Ankara Gölbaşı Kızılcahamam Beypazarı Polatlı köyler Büyükşehir 6360 sayılı yasa Ramazan Şimşek MHP
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı