Kafkas-Der'den Topçu'ya ziyaret

“Kafkasyalılar ecdadımızdan bize Kavm-i Necip olarak emanettir ki sürgün yollarında yaşanmış bu acılarınızı canı gönülden paylaşıyorum, sürgünde kaybettiğiniz canları rahmetle anıyorum”

Kafkas-Der'den Topçu'ya ziyaret
Advert

"Türk Milletinin en renkli kültürlerinden olan Kafkas Kültürünü yaşatmanız ve nesillerinizi Kafkas Kültürüyle yetiştirmeniz sizlerin atalarınıza karşı en büyük borcunuzdur. Tarihte sizlere bu trajedileri yaşatanlara ve sizleri yok etmek isteyenlere de en güzel cevabı kültürel kimliğinize sahip çıkarak vereceksiniz”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kafkas halklarının adetleri töreleri, yaşantıları ve danslarıyla her zaman ilgi çektiğini, dünya medeniyetleri arasında ayrı bir yerlerinin olduğunu söyledi.

“8 Mart 1944 Balkar Türklerinin Sürgün ve Soykırımı”nın yıldönümü nedeniyle Gölbaşı Kafkas Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri, Topçu’yu makamından ziyaret etti.

Kafkas halklarında, vatan ve millet sevgisinin her zaman ön planda olduğunu, bu değerleri için gözlerini kırpmadan canlarını feda edebileceklerini söyleyen Topçu, Kafkas halklarının soykırım ve sürgünlere rağmen temel değerlerinden asla vazgeçemediklerinin altını çizdi.

Topçu, şöyle devam etti:

“Kafkasyalılar ecdadımızdan bize Kavm-i Necip olarak emanettir ki; sürgün yollarında yaşanmış bu acılarınızı canı gönülden paylaşıyorum, sürgünde kaybettiğiniz canları rahmetle anıyorum. Türk Milletinin en renkli kültürlerinden olan Kafkas Kültürünü yaşatmanız ve nesillerinizi Kafkas Kültürüyle yetiştirmeniz sizlerin atalarınıza karşı en büyük borcunuzdur. Tarihte sizlere bu trajedileri yaşatanlara ve sizleri yok etmek isteyenlere de en güzel cevabı kültürel kimliğinize sahip çıkarak vereceksiniz.”

Gölbaşı Kafkas Birliği Başkanı Tolga Gençer de 73 yıl önce yaşanan soykırımın Kafkasya'da ilk olmadığını, tarih sayfalarından insanlık dışı mezalimlerin oldukça fazla olduğunu söyledi.

“Tutsak bir dağlı yüreğiyle yaşamak yaşamak değildir” düsturuyla özgürlüğüne çok düşkün olan Kafkas halklarının yüzyıllar süren savaşların, sürgünlerin, soykırımların muhatabı olduklarına dikkati çeken Gençer, “Tarih boyunca aynı kaderi Adigeler, Çeçenler, Osetler, Balkarlar, Kırımlar, Kaberdeyler, Abhazlar da paylaşmıştır. 2 Kasım 1943 tarihinde Almanlarla işbirliği yapıldığı gerekçesi ile 80 bin Karaçaylı yurtlarından aşığı oldukları Mingi Tavlarından koparılarak hayvan vagonlarında günlerce bilinmeyene doğru yola çıkarıldılar. On binlercesi bitmek tükenmek bilmeyen demiryolu yolcuğunda hayatlarını kaybetti. Sağ kalanların büyük bir kısmı ise gittikleri yerlerde hastalık açlık ve soğuk yüzünden telef oldu. Bu olay bizlerin hafızasında hiç eskimeyecek travmalar yarattı ve vicdanlarımızda hiç küllenmeyen yangınlar bıraktı. Bizler sürgün yollarında yaşanmış bu acıları kendi dilimizde ‘Buşuv Kün’ (acı, hüzünlü, ölümlü gün) olarak nesilden nesle miras bırakacağız. Çünkü geçmişini bilmeyen hiç bir toplum geleceğinden emin olamaz" dedi.


- Sürgün olayı

2 Kasım 1943’te Kafkasya’dan Karaçaylıların sürülmeleriyle başlayan felaketler zinciri, 1944 yılı Şubat ve Mart aylarında Çeçen-İnguşların ve Malkarlıların Kafkasya’dan tehciriyle devam etti. Mayıs ayında Kırım Tatarlarının ata yurtlarından sürülmeleriyle en korkunç boyutlarına ulaşan bu trajediyi, 1944 yılı sonlarında Gürcistan’ın Türkiye sınırlarında yaşayan Ahıskalıların sürgünü takip etti.

Kaynak

 

Ankara Gölbaşı Yalçın Topçu Tolga Gençer Kafkaslar derneği sürgün
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muharrem İnce: “Önce oku, sonra korkma!”
Muharrem İnce: “Önce oku, sonra korkma!”
“Olmaz olasıca Bayram”
“Olmaz olasıca Bayram”